Ev bahçesinde yetiştirmeye başlamak için rehber

Evde Kompost Yapmanın Adımları

Balkonumda ilk saksı domatesimi diktiğim yıl, mutfaktan çıkan kabukları çöpe atarken içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Bir yanda torbayla gübre alıyordum, öbür yanda gübrenin hammaddesini poşetleyip kapının önüne bırakıyordum. Kompostla tanışmam bu çelişkiden doğdu. Ama işin başında kafam çok karışıktı: hangi kutu, ne kadar sürede, koku olur mu, sinek gelir mi? Evde kompost yapımı nasıl başlanır sorusuna verilen cevaplar da genelde ya çok teknik ya çok romantikti. Bu yazıda kendi denediğim üç yöntemi, sürelerini ve gerçek maliyetlerini yan yana koyuyorum ki siz benim gibi iki yıl deneme yanılma yapmayın.

Asıl sorun: alan, koku ve sabır

Kompost teknik olarak zor bir iş değil. Zorluk, kararı verirken üç kısıtın çakışmasında: ne kadar yeriniz var, kokuyu ne kadar tolere edersiniz ve kaç ay bekleyebilirsiniz. Bahçesi olan biri için köşeye tel kafes kurmak yeterli. 6 metrekare balkonda oturan biri için aynı çözüm, komşuyla diyalog krizi demek.

İkinci sorun malzeme dengesi. Kompost yığını iki şeyle beslenir: yeşil malzeme (azot) ve kahverengi malzeme (karbon). Yeşil dediğim şey sebze-meyve kabukları, çay ve kahve posası, solmuş yapraklar, çim biçimi. Kahverengi ise kuru yaprak, karton kutu parçaları, talaş, yumurta kabuğu (kırılmış), gazete, ceviz kabuğu. Benim ilk yığınım kokmuştu çünkü içi neredeyse tamamen karpuz kabuğu ve salatalık soymasıydı. Kahverengi eklemeye başladığım gün koku bir haftada kesildi. Kaba bir kural olarak hacim olarak 2-3 ölçek kahverengiye 1 ölçek yeşil koyuyorum. Islaklık hissi de "sıkılmış sünger" kıvamında olmalı; damlıyorsa kuru karton, tozuyorsa bir bardak su.

Asla atmadığım şeyler: et, kemik, balık, süt ürünleri, yağlı yemek artığı, pişmiş pilav, kedi-köpek dışkısı, tohumlanmış yabani otlar ve hastalıklı bitki yaprakları. Bu son madde önemli; küllemeli ya da mildiyölü yaprağı komposta atarsanız hastalığı gelecek sezona taşırsınız. O yaprakları ayrı torbaya alıp çöpe veriyorum.

Üç yöntemi karşılaştırdım

KriterAçık yığın / tel kafesKapalı kompost kovasıSolucan kompostu (vermikompost)
Gereken alanEn az 1 m², bahçe köşesi40x40 cm, balkon köşesiÜst üste 2-3 kasa, 50x40 cm
Hazır olma süresi6-12 ay (karıştırırsanız 4-6)3-5 ay2-3 ayda ilk hasat
Başlangıç maliyetiNeredeyse sıfır; tel + kazıkHazır kova alınırsa orta; boya kovasından kendiniz yaparsanız çok düşükKasa masrafı + solucan bedeli
Koku riskiDenge bozulursa yüksekDüşük, kapak kapalıDoğru kurulumda hemen hemen yok
Emek2 haftada bir karıştırmaHaftada bir çevirme/karıştırmaNem ve besleme takibi, yaz sıcağına dikkat
Ürün kalitesiİyi, kaba dokuluİyi, elenmesi gerekirÇok zengin; solucan gübresi suyu bonus
Kime uygunBahçesi olan, acelesi olmayanBalkonlu, düzenli mutfak atığı üretenAz atık, yüksek kalite isteyen, meraklı

Kendi deneyimim şöyle: bahçedeki açık yığında sonbahar yapraklarıyla kurduğum karışım yaklaşık 8 ayda, yani ilkbahar sonunda kullanılabilir hale geldi. Balkonda 20 litrelik boya kovasına havalandırma delikleri açıp yaptığım kapalı sistemde ise dört ayın sonunda koyu, orman toprağı kokan bir malzeme elde ettim; ama haftada bir tahta çubukla karıştırmak şartıyla. Solucan kasasını yaz ortasında kurmakla hata yaptım, sıcak çarpınca solucanlar köşeye kaçtı. Serin bir mevsimde, gölge bir yerde tekrar denediğimde iki buçuk ayda ilk hasadı aldım.

Sıfır bütçeyle nasıl başladım

  1. 20 litrelik temiz bir plastik kova buldum. Yanlarına ve tabana matkapla bolca 6-8 mm delik açtım. Altına damlayan suyu tutmak için bir leğen koydum.
  2. En alta 5-6 cm kuru yaprak ve parçalanmış karton serdim. Bu tabaka drenaj ve karbon deposu.
  3. Mutfak atıklarını bir kapta topladım, iki günde bir boşalttım. Her seferinde üzerine bir tutam kuru yaprak veya yumurta kartonu parçası.
  4. Başlangıçta bir kürek eski saksı toprağı ekledim; mikroorganizma aşısı gibi çalışıyor, süreci belirgin şekilde hızlandırıyor.
  5. Haftada bir uzun bir çubukla dipten karıştırdım. Sinek görürsem üstünü kalın kahverengi tabakayla kapattım; her seferinde işe yaradı.

Bir de kırma alışkanlığını öneririm. Kabukları bıçakla 2-3 santime indirmek süreyi ciddi biçimde kısaltıyor; bütün elma bir ayda çözünmezken, dilimlenmiş elma iki haftada kayboluyor.

Hazır olduğunu nasıl anlarım?

Üç işaret arıyorum: renk koyu kahve-siyah, koku ıslak orman toprağı gibi, doku ufalanan ve içinde atık parçası tanınmayan. Hâlâ yumurta kabuğu görüyorsam sorun değil; onlar en son çözünenler. Elekten geçirip iri kalanları yeni yığına "başlatıcı" olarak geri atıyorum.

Kompost gübre değil, toprak düzenleyicidir. Saksıyı tamamen komposta doldurmayın; ben harcın yaklaşık dörtte birini kompostla karıştırıyorum, gerisi bahçe toprağı ve drenaj malzemesi.